Edebiyat ve Karanlık Odaya Açılan Kapı Suç
Edebiyatta suç kavramının nasıl incelendğine dair bir deneme
Edebiyatta suç kavramının nasıl incelendğine dair bir deneme
script async src=”″crossorigin=”anonymous”></script “Düşünmek metni yorumlamak değil, onunla birlikte kuşkuya düşmektir.” Ulus Baker Kuşku literatürde “bir şeyin anlamından emin olamama durumu” olarak tanımlanır. Felsefe alanında ise kuşkuculuk akıl, duyum, sezgi ve bilginin hem sınırlı hem de değişken olduğundan hareketle,…
Günümüz insanının yalnızlığına çeşitli açılardan yaklaşan bir deneme...
script async src=”″crossorigin=”anonymous”></script Tiyatro, en yalın tanımıyla, insanın insana anlatıldığı bir sanattır. İnsanın jestlerini, sesini, bakışını, hatta nefes alışını anlamın bir parçası haline getirir. Bu yüzden tiyatro sadece kelimelerle değil, varlığıyla da konuşur. Tiyatronun ayırıcı özelliği, insanlık hafızasını vicdanın süzgecinden…
script async src=”″crossorigin=”anonymous”></script Follow my blog with Bloglovin “Eğer”lere bağlı sevmek, Bazı “neden”lerle sevmek,Hiç “nedensiz” sevmek Ama bence en değerlisi “rağmen” sevmek… Sevmenin en saf hâli, “rağmen”e rağmen doğar.Bir şeylere rağmen sevmek, kusura, uzaklığa, eksikliğe, hatta bazen açık/kanayan yaraya…
script async src=”″crossorigin=”anonymous”></script Bir otobüs içindeyim. Biner binmez yığınla insan içine düştüm. Sırtım sırtlarına, kollarım kollarına sürünüyor. Bu sıralar salgın hastalık varken, enfeksiyon kapmak için olabilecek en uygun ortamdayım. Üstelik “insanlardan ne kadar uzak dursam o kadar iyi” diyen biri…