Mizahın Direnişi ve Rıfat Ilgaz

script async src=”″crossorigin=”anonymous”></script 

“Ben, kimsesizlerin kimsesiziyim;
Ben, halkımın ta kendisiyim.”

Rıfat Ilgaz

7 Temmuz edebiyatımızın en içten kalemlerinden biri olan Rıfat Ilgaz’ın vefat yıldönümü. Rıfat Ilgaz’ı hatırlamak yaşadığı dönemin ruhunu, o dönem insanının başkaldırısını ve yaşam umudunu da saygıyla gündeme getirmektir. 

Toplumun Nabzını Tutan Bir Kalem

1901’de Cide’de dünyaya gelen Rıfat Ilgaz, öğretmen olmayı seçmiş ve görev yaptığı zaman dilimi içinde öğrencilerinin beynine bilginin yanı sıra insanlığı, birbirine destek olmayı ve adalet kavramını da yerleştirmeyi hedeflemiştir. Bu idealist ve insancıl yaklaşımını yazar olarak verdiği eserlere de büyük bir ustalıkla yansıtmayı başarmıştır.    

“Öğretmenlik mesleği benim için yalnızca bir iş değil, halkıma borcumu ödeme biçimiydi.”
Rıfat Ilgaz

1940’lı yıllarda “Garip” akımının etkileriyle mizahı, toplumcu gerçekçiliği ve sade dili birleştirdi. Eserlerinde köy öğretmenlerinin, sıradan insanların memurların, işçilerin dünyasını anlatırken gözlemlerini o kadar samimi bir dille anlattı ki, okur kendini bulduğu yapıtlarında  onunla dostluk bağını kendiliğinden kuruverirdi.

Hababam Sınıfı ve Mizahın Direnişi

Rıfat Ilgaz denince ilk akla gelen fenomen eseri Hababam Sınıfıdır. O meşhur sınıf, sadece güldürmek için değil; eğitim sistemini, otoriteyi, toplumsal yapıyı eleştirmek için de son derece zekice tasarlamış  bir mikrokozmostur. Sınıftaki öğrenciler,  dönem gençliğinin umutsuzluğunun yanı sıra bitmeyen neşesini ve yaşama bağlılığını da  simgeler.

Hababam sınıfı hakkındaki görüşü sorulduğunda ise verdiği yanıt şöyle olmuştur. 

“Bir eğitim yuvası, ne kadar katı kurallarla dolu olursa olsun, gençlik coşkusunu, şakacılığı ve dayanışmayı barındırır. Ben bunu göstermek istedim.”
Rıfat Ilgaz

Eser hakkında konuşurken Hababam Sınıfını dayatmacı eğitim sistemine karşı bir uyarı bir başkaldırı sembolü olarak kabul ettiğini de anlatıyordu.

 Özgürlüğün ve Umudun Şairi

Ilgaz’ın şiirlerinde işlemeyi sevdiği ve en önem verdiği konu toplumun yapıtaşı, sıradan insanlardı.  “Yarenlik” adlı şiir kitabında şu dizeler, onun halk sevgisini ve samimi bakışını özetler:

“Bir elimde kalemim,
Bir elimde halkım,
Kırılır kolum, kanadım,
Yine de yazarım.”

1950’lerde tutuklandığında, arkadaşlarına “Ben burada da yazabilirim. Kâğıt varsa yetecek kadar özgürlüğüm var.” demesi, onun hayata bağlılığının ve karşılaştığı zorluklarla savaşabilme gücünün en güzel örneğidir.   

“Güldürürken düşündürmek, düşündürürken güldürmek; işte benim yolum budur.”
Rıfat Ilgaz

Kalemiyle “kimsesizlerim kimsesi” olmayı seçen Ilgaz okul sıralarında, eski apartman avlularında, kasaba sokaklarında, köhne kahvehanelerde, öğretmen odalarında, cezaevi duvarlarında hala bizimle.  

Rıfat Ilgaz’ı özlemle, saygıyla ve minnetle anıyoruz.

2 Comments

  1. “Humour is an affirmation of dignity, a declaration of man’s superiority to all those befalling him…” (Romain GARY)

    • Çok çok teşekkürler… Müsadenizle çevirip tekrar yayınlıyorum.
      “Mizah, onurun bir teyidi, insanın başına gelenlere karşı üstünlüğünü ilan eden bir şeydir…” Romain Gray

Bir Cevap Yazın